7 Aralık 2016 Çarşamba

DAHA ÇOK YAZMALIYIM.....

Ne zamandır yazı yazmıyorum buraya.her zaman yazmayı çok sevdim oysaki.
Babadan geçen bir alışkanlık.Canım rahmetli babam her şeyi yazardı.Çok güzel kalemleri ve defterleri vardı.Bu özelliğimde Babadan kalem hastalığım var bayılıyorum kalemlere.Üstelik öyle değişik uçlu ,farklı pahalı olmalarına gerek yok.Bankaların dağıttıklarına bile bayılabirim.1 ayakkabı kutusu kalemim var ki 2 senedir hiç eklemiyorum azaldılar baya.
İşte Babacığımın yazma özelliği ben ve kardeşimde var.Herşeyi küçük notlar halinde yazarız.
Babamın el yazısı muhteşem ötesiydi.Hayatınızda böyle güzel yazı görmemişsinizdir.Bu konuda ona çekmemişim malesef.Herşeyin notunu tutardı.Mesela :
19 Şubat 1983 sabah 5   Seda doğdu.3.250 gr boyu 52 cm 
23 Eylül 1992 Bahçelievler Tusso bloklarındaki ev 23 bin e satıldı.Paranın tamamına dolar aldım.Dolar:152 
22 Kasım 2011 Aktim iş merkezinde dürümcü açtım.1 yıllık kirasını nakit ödedim:12.ooo TL

İşte böyle.Ardından o kadar çok notunu okuduk ki Annemle.
Şimdi bende de bu huy devam ediyor 2 farklı defterim var.Birine ciddi konuları tutuyorum,önemli gün olayları ve tarihleri.Digerine alınan satılanlar,özel gün tarihlerim,gittiğim yerlerin tarihi vs.

Eskiden günlük tutardım, blog yazardım  ve hazırlamaya çalıştığım bir kitabım vardı .Ama nasıl bir blog yazmaktı. Öyle tam bir kisisel günlük.Yaşanan ne varsa yazdıkça hafiflerdim.Yazmadığım gün olursa kendimi mutsuz ,huzursuz ağır hissederdim.Sanırım o dönem beni hayata bağlayan en önemli etkenlerden biriydi blog yazmaktı.Sonra bir gece ani bir kararla bloğu kapattım.Sanırım canım acımıştı kapattığım için çok üzüldüğümü hatırlıyorum.Tabiki ağladım her şeye ağladığım gibi.Sonra yeni bloğ açmıştım.Eskisi gibi kendimi veremesem de yazdım çizdim.Artık yazmamın verimliliğini kaybettiği bir günde o da kapandı.

Günlüklerimi yok ettim.Açıp okuyup içimi çok ezdiğini farkettim.Ve günlükleri zaman zaman okuyup kendimi hırpaladığımı hissettiğim anda bunlar bende yük hemen yok olması gerekiyor dedim ve o anda çöp oldular.İyi
ki öyle bir davranışta bulunmuşum.notları seviyorum ama günlük bana hiç iyi gelmedi.O zamanddan beri günlük tutmam.

2 buçuk yıl kadar kitap yazmaya çalıştım.Sosyal Proje temalı bir kitaptı:Organ Bağışı.
Organ bağışını konu alan bir biyografiydi.Çok ciddi tıbbı bilgilerle donanımlı bir kitaptı.Çünkü o dönem bu konuda hiç de hafif sayılmayacak ilgi ve bilgiye sahiptim.Hiç bir semineri kaçırmaz,hastane hastane dolaşır,geceler boyu tıp dünyasını araştırırdım.Yazmam 2 buçuk yıl sürdü.Ve bir gün kitabın sonunun kötü bitmesiyle bir tuşla her şeyi sildim.Tamamıyla satırı satırına gerçek bir biyografiydi.Sahte bir son hazırlayıp her şey yolunda mutlu son diyemezdim.En büyük üzüntü içinde bir anda sildim.Şimdi düşünüyorum da iyi ki böyle yapmışım.Muhtemelen o kitap basılsaydı kitap tutardı çünkü ilgi gören merak edilen bir konuydu.
Bana sadece maddi getirisi olacak,maneviyatımı tahrip edecek sırtımda taşıyacak koca bir daha azı olur muydu bilemiyorum.

Sonra Babacığımı kaybettim.
Ben acımı kimselerle paylaşamam.Kendi içime dönerim.Her şeyden elimi ayağımı çektim.Yazılan herşeyi yok ettim hayatı resetledim.
Sadece defterime :
14 Haziran 2012 Perşembe Babamı gece saat 2 de Gata'da kaybettik.15 gün onkolojide yattı.Bağırsak dan başlayıp tüm vücuda metastas yapmış.4.derece kanser.
İlk kemoterapiyi aldığı gün uyutuldu.12 saat uyudu.Hiç uyanmadan sabaha karşı 2 de vefat etti ...


Ve şimdi buradayım.Daha çok yazmalıyım.....