Şuan dışarıda lapa lapa pamuk gibi kar yağıyor. Evim şehrin birazcık yükseğinde ve önümde bir vadiyle beraber ,şehir serili salonumun camında.
Gündüz ayrı güzel manzara gece ayrı.
Özellikle gece sanki pırlanta tanecikleri serpmişçesine pırıl pırıl.
Gece dışarıyı izlemek beni hep hüzünlendirir. Karanlıkta pencerenin kenarına oturup hep düşünmüşümdür ; evlerin ışıkları yanıyor ama o ışıklarda neler yaşanıyor. Kimse bilmez. Birisinde bir genç ders çalışıyor, birisinde bir aile film izliyor, birisinde bir kız kitap okuyor, birisinde bir kadın çok üzülmüş bir şeye içli içli ağlıyor, birisinde mutluluktan çığlıklar atılıyor, birisinde yeni doğmuş bir bebek, birisinde yeni ölmüş bir insan.......kimse o ışıklarda ne olduğundu bilmiyor.
Ekseri biraz hüzünlüysem ,enerjim biraz düşükse gece cam kenarına yerleşirim, hep aynı şeyi düşünürüm -Şuan benim gibi canı acıyan kaç kişi vardır ;bir empati gibi; kaç kişi mutluluktan çıldırıyordur diye.
Şuan da yağan kara birileri çok seviniyordur. Benim gibi sevinmeyen kaç kişi vardır diye camdan bakarak düşünüyorum yine....
Nefis bir kitap okuyordum. Eşimle konuştum dışarıda kar fırtınası var dedi. Dışarıyı izledim salonumun camından. Yanımda nefis yaseminli yeşil çay ,evim sıcak ,üzerimde kaşmir battaniye.
Ya o karşıda ki ışıklarda neler yaşanıyor. Kim aç ,kim soğukta kim çaresiz, kim yalnız...
Adana da yaşayan halam kışları Ankara ya kar görmeye gelirdi. Gençliği Ankara nın karlı kışında geçtiği ve Adana da hiç kar göremediği için.Ona kar eğlence gelirdi. Camın kenarına oturup beklerdi şimdi yağacak diye. Minik pırıltılar inmeye başladığı zaman mest olurdu hadi biraz daha hızlan taaa nerelerden seni görmeye geldim diye. Gerçekten de Allah ın taktiri bir süre sonra lapa lapa kar yağmaya başlardı, ve bu hep böyle olurdu.Canım Babacığım da kızardı hep :Sen kar göreceksin diye bizim k....mız mı donsun:)
Kimsenin bir yerleri donmasın. Kışın hayat daha zor. Kazanmak da çalışmak da yaşamak da...
Mesela az önce bir instagram hesabında soğanın kilosu 13 lira yazıyordu. Şaka gibi.2 haftadır pazara gitmiyorum sebzeler donmuştur diye. Derin ondurucuda olanlarla idare diyorum. Çok şükür ki bir sürü güzel yiyecek var,Derin dondurucuda yazdan kalanlar yapıp attığım mantılar ,dolmalar vs.....Ya olmayanlar...
O yüzden şu 15 gündür yağan karın biran önce dinmesini diliyorum. Maddi manevi herkes için.
Umarım yalnız değilimdir benim gibi karı sevmeyen birileri daha vardır.
Çünkü karlı hayat o Amerikan filmlerinde ki yada kartpostallardaki gibi lapa lapa her yer bembeyaz kar ,çıtır çıtır yanan şöminenin başında, mis gibi tarçınlı bir kış çayı içerken, ayağının dibinde sıcaktan mayışmış kedi ,elinde güzel bir kitap içerideki fırından gelen sıcak ekmek kokusuyla geçmiyor.
Bir de arabamın lastikleri kış lastiği değil .O da ayrı bir sinir olma konusu zaten. Kış lastiği değil 4 mevsim ama biraz yıpranmış. Zaten kar iki gün sonra diner ,kaç kere karda buzda yola çıkacağım diye almıyoruz lastik. Eşimin arabasını kullanıyorum zorda kaldığım anda. Yani arabamda pamuk prensesler gibi beyaz beyaz yatıyor karın altında.
Bir de karlar eriyince o vıcık vıcık çamurlu görüntü var. En sevimsiz olanı o sanırım her yer çamur.Üst baş ayakkabılar perişan.
Lütfen kendimi yalnız hissettirmeyin de benim gibi karı sevmiyen birileri çıksın ...
Sanırım kar bana gücendi ve durdu. Yağmıyor şuan .İçimi sıkan bu kar iç döküşü bu kadar yeter..
Ben kitabımı okumaya devam edeyim
Sevgiler.....